Mysql/Mariadb Master-Slave Replikasyon

Replication kelime anlamı olarak Veri Kopyalama anlamına gelir. Database tarafında ise; bir database’in başka bir sunucu üzerinde eşleniğinin ‘yani hem yapısal hem de datasal olarak’ tutulmasıdır. Master database da yapılan herhagi bir değişiklik anında eşlenik database ‘Slave’ yansır. Replication bir backuplama yöntemi değildir. Çünkü Master database de yapılan bir delete işlemi slave database de de yapılacağı için her iki database de de veri silinmiş olacaktır. Replication nun faydası yüksek erişilebilirlilik sağlaması(Hight Availability) ve uygulamanın performansında artışa sebeb olmaktır. Bu performans artışını da uygulama tarafında insert-update-delete işlemlerini master database’e select işlemlerini de slave database’e yönlendirilerek yapılabilir. Tabi bu yapıyı Çoğaltma şansınız var.Master -Slave -Slave şeklinde Slave sunucau sayısını arttırabilirsiniz. Burada dikkat etmeniz gereken bir nokta var.Master ve Slave sunucuların aynı network farmında bulunması gerekmektedir. Aksi takdirde perforans ta ciddi azalmalar meydana gelir.

Replikasyon Çeşitleri

Replikasyon işlemini senkron ve asenkron olarak ve yarı senkron olacak şekilde 3 şekilde yapabilir. Default olarak asenkron replikasyon yapılır.

Asenkron replikasyon

Master veritabanında transactionlar binary dosyalara yazılır ve slave requestler hazır olduklarında talep ederler. Yalnız bu yöntemde transactionın slave veritabanına ulaşabileceğinin garantisi yoktur. . (row-based replikasyon ve statement-based replikasyon yapma seçeneklerimiz var burada) Asenkron replikasyon avantajı slave veritabanına herhangi bir nedenden dolayı ulaşılamasa bile kullanıcılar veritabanında işlemi yapmaya devam edebilir dezavantajı ise replikasyonun sıfır veri kaybı garantisini verememesidir.

 

Mysql Master-Slave Replication 1

Yarı Senkron replikasyon

Transactionın doğru aktarılmasını sağlamak için slave ve master ünitenin birbirleriyle iletişim kurması anlamına gelir. Master yalnızca binlog dosyasını doldurur ve slavelerden biri transactionın slave’in relay loglarından birine düzgün bir şekilde yerleştirildiğinin doğrulanmasını sağlarsa transaction devam eder. Yarı eşzamanlı replikasyon, bir transactionın doğru şekilde kopyalandığını garanti eder, ancak slave üzerine olan taahhüdün gerçekten gerçekleşeceğini garanti etmez.

Mysql Master-Slave Replication 2

 

Senkron replikasyon

Master veritabanında bir transaction gerçekleştirildiğinde, tüm slave’lerde bu transaction işlenene kadar master transaction sonlanmaz.Bunun dezavantajı ise bir transactionı tamamlamak için çok fazla gecikme olabileceğidir.

Row-Based Replikasyon ve Statement-Based Replikasyon

Statement-based replikasyon ile SQL sorgusunun kendisi binary log dosyasına kaydedilir ve slave tarafından bu sql ler çalıştırılır.Bu sistemin birçok avantajı ve dezavantajı vardır:

  • Gerçek sorgular binary log dosyasına kaydedildiği için veritabanını denetlemek çok daha kolaydır
  • Network üzerinden daha az veri aktarılır

Row-based replikasyon defauly yöntemdir. Satır değişiklikleri binary log dosyalarına kaydedilir ve içerik bilgisi gerektirmez. Avantajları;

  • Birkaç satır değişikliği içeren yüksek eşzamanlılık sorgularıyla performans iyileştirmeleri
  • veri tutarlılığı geliştirme

Master –Slave Replikasyon Örneği

Şimdi biz bu yazıdaki örneğimizde asenkron master-slave replikasyon yapacağız. Öncelikle kullanacağımız ipler aşağıdaki gibidir;

Master Database : 192.168.10.130
Slave Database : 192.168.10.130

  • Eğer veritabanı bulunmuyorsa aşağıdaki gibi kurmamız gerekmektedir.

apt-get install mariadb-server -y


NOT :
MariaDB, GNU Genel Kamu Lisansı altında serbest olarak kullanılabilen, MySQL’in yaratıcısı olan Monty Widenius‘un MySQL’in kodunu çatallayıp (fork) “çoğunlukla” MySQL ile aynı komutları, arayüzleri ve API’leri destekleyecek şekilde geliştirmeye başlanan (MariaDB 5.2 >= MySQL 5.2), toplulukla iç içe hızlı ve verimli şekilde geliştirilmeye devam edilen MySQL ilişkisel veritabanı yönetim sistemidir. Tabi geliştirmelerle birlikte farklı yaklaşımlar da sürümlerle birlikte sunulmaya başlandı. Detaylı bir değerlendirme için MariaDB versus MySQL – Features sayfasını inceleyebilirsiniz.

  • Yükleme tamamlandıktan sonra, MariaDB servisini başlatmak ve aşağıdaki komutla önyükleme zamanında başlatmak için etkinleştirin;
systemctl start mysql
systemctl enable mysql
  • Aşağıda kodu verilen mysql_secure_installation scripti çalıştırarak güvenlik ayarlarını yapabiliriz.Scripti çalıştırdıktan sonra MySQL root şifresini değiştirmeyi, anonim hesabını kaldırmayı ve localhostun dışında root girişi yapılmamasını ve test veritabanını silmek isteyip istemediğinizi sorabilir.

 

mysql_secure_installation

Aşağıda gösterildiği gibi tüm soruları cevaplayın;

Set root password? [Y/n] n
Remove anonymous users? [Y/n] y
Disallow root login remotely? [Y/n] y
Remove test database and access to it? [Y/n] y
Reload privilege tables now? [Y/n] y
    • Şimdi master sunucumuzda mysql yapılandırma dosyasını açıp /etc/mysql/my.cnf aşağıdaki satırları düzenleyelim;
    • bind-address : Belirli interfacelerin dinlenmesini sağlar. Birden fazla interface ekleyebiliriz. 192.168.1.1,10.0.0.1
    • server_id : Bu değişken sunucu kimliğini belirtir. server_id varsayılan olarak 1’e ayarlanmıştır. Replikasyon  topolojisinde kullanılan sunucular için, her replikasyon sunucusu için 1 – 232  aralığında benzersiz bir sunucu kimliği belirtmeniz gerekir.
    • log-basename : binary logun yerini belirtiriz
    • binlog-format : binary log formatını seçmemizi sağlayan parametre. STATEMENT, ROW ve MIXED değerlerini alabilir.
    • binlog-do-db : Replike edilecek veritabanını belirtir bunun yerine istersek binlog-ignore-db parametresi ile replike edilmeyecek veritabanlarınıda ayarlayabiliriz.
[mysqld]
bind-address = 192.168.10.130
server_id=1
log-basename=master
log-bin=/var/log/mysql/mariadb-bin
binlog-format=row
binlog-do-db=masterdb

(devamı..)

 1,134 total views,  4 views today


WLSDM ile WebLogic ve Datasource Şifrelerinin Şifresini Çözme / Şifreleme (Decrypt/Encrypt)

WLSDM ile weblogic admin console kullanıcı adı ve şifresini veya data source ların şifrelerini encyrpt halden çözebiliriz.

Bu işleme admin console kullanıcı adını veya şifresinin unuttuğumuz durumlarda veya data source larımızı başka bir domaine taşıdığımız zaman ihtiyaç duyarız.

Şimdi bir örnekle hash li kullanıcı adımızı ve şifremizi çözecek olursak;

  • Öncelikle wlst’i çalıştırırız bunun için $WL_HOME/oracle_common/common/bin dizinine gidip wlst.sh dizinini çalıştırırız.

NOT : MiddlewareHome dizininin nasıl bulacağımıza geçmeden önce kısaca weblogic’deki directory yapısından bahsetmek istiyorum.

  • MW_HOME : Bu değişken ve ilgili dizin yolu, Oracle Fusion Middleware’in bulunduğu konumu belirtir. Bir MW_HOME’da bir WL_HOME, bir ORACLE_COMMON_HOME ve bir veya daha fazla ORACLE_HOME var.
  • WL_HOME: Bu değişken ve ilgili dizin yolu, bir WebLogic Sunucusunu barındırmak için gereken yüklü dosyaları içerir, örneğin .MW_HOME/wlserver_10.3
  • ORACLE_HOME: Bu değişken, Oracle HTTP Sunucusu, Oracle SOA Suite veya Oracle Internet Directory gibi bir Oracle Fusion Middleware ürününün kurulu olduğu ve o ürünün binary’lerinin güncel bir prosedürde kullanıldığı yere işaret eder. Örneğin: MW_HOME/iam
  • ORACLE_COMMON_HOME: Bu değişken ve ilgili dizin yolu, Oracle Fusion Middleware Ortak Java Required Files (JRF) Kütüphanelerinin ve Oracle Fusion Middleware Enterprise Manager kütüphanelerinin kurulu olduğu yere işaret eder. Örnek: MW_HOME/oracle_common

Bende MW_HOME dizinimi bulmak için WL_HOME değişkenini kullanacağım. WL_HOME’u bulmak için çalışan bir JVM’niz varsa aşağıdaki komutu kullanarak WLS_HOME’u buluruz buradan da WL_HOME ‘u buluruz ve daha sonrasında MW_HOME’u buluruz;

ps -eaf|grep -i AdminServer| fmt |grep -i "\-Dweblogic.home" --color
-Dweblogic.home=/oracle/product/Middleware12.1.3/wlserver/server

Yukarıdaki WLS_HOME’dan anlıyorum ki benim WL_HOME’um aşağıdaki gibi (WLS_HOME ile WL_HOME aynı şeyler değildir, WL_HOME dizini WLS_HOME dizininin bir altındaki dizindir);

-Dweblogic.home=/oracle/product/Middleware12.1.3/wlserver

WL_HOME danda MW_HOME dizinini buluyorum;

 -Dweblogic.home=/oracle/product/Middleware12.1.3 

Eğer çalışan bir JVM’niz yoksa ikinci bir yöntem ise weblogic.jar dosyasını aratarak MW_HOME dizinini bulabiliriz.

find /oracle -name "weblogic.jar"| sed 's/\/server\/lib\/weblogic.jar//g'
./product/Middleware12.1.3
  • Tamamdır artık $WL_HOME/oracle_common/common/bin dizinine gidip, wlst.sh dizinini çalıştırabiliriz.

(devamı..)

 1,126 total views,  18 views today


Weblogic’de Client IP adresini Görme (X-Forwarded-For)

Internet erişimlerinde bir proxy sunucusu kullanıldığı durumlarda, hedef web sunucusu orjinal isteği yapan kullanıcıya ait gerçek IP adresini göremez. Bunun yerine proxy cihazının IP adresi hedef sisteme bağlanıyor olarak gözükecektir.

Günümüz web uygulamaları birden fazla uygulama sunucusu ve veri tabanı sistemleri üzerinde çalışır. Temel anlamda tamamiyle aynı kaynak kodu paylaşan iki adet uygulama sunucusu düşünün. Kullanıcıdan gelen istekler, yük durumuna göre bu iki sunucudan herhangi birisi tarafından karşılanmak üzere hazırdır. Hangi talebin hangi uygulama sunucusuna aktarılacağının kararını, HTTP taleplerini uygulama sunucularının önünde karşılayan yük dengeleyici -load balancer- mekanizma yapar. Buda bizi, probleme sürükler. Kullanıcının gerçek IP adresi nedir ?

Proxy kelime olarak vekil sunucu anlamına gelir. Yani iki sistem arasındaki iletişimi taşımaktan sorumlu vekillerdir. Yukarıdaki resme bakıldığında da vekil(proxy) görevini load balancer’ın yüklendiği görülmektedir. Yani hem kullanıcı hemde uygulama sunucusu ile konuşan tek bir sistem mevcuttur. Ağ trafiği anlamında baktığımızda da web1 veya web2 sunucuları her zaman load balancer’ın IP adresi ile konuşmaktadır. Aynı durum kullanıcılar içinde geçerlidir pek tabi.

Proxy  sunucular  X-Forwarded-For HTTP başlığını, web isteğini yapan istemciye ait gerçek IP adresinin hedef sunucuya  iletmek için kullanmaktadırlar. Bu başlık RFC’lerde geçen bir standart olmamasına rağmen, genel kabul görmüş bir standarttır. İlk olarak Squid proxy geliştiricileri  tarafından  implemente  edilen  bu  başlık,  diğer  bir  çok  proxy  cihazında  da kullanılmaktadır. X-Forwarded-For HTTP başlığından kısaca XFF olarak da bahsedilmektedir.Bazı  cache  ve  proxy  cihazları  ise  X-Request-Client-IP,    X-Client-IP  HTTP  başlıklarını kullanmaktadırlar.

Yukarıdaki şekilde proxy sunucularının istemcilerin yaptığı web isteklerine “X-Forwarded-For: kullanıcının_ip_adresi” şeklinde bir satır eklemesinin detayı görülebilir. Bu sayede şekildeki proxy  sunucusu,  hedef  web  sunucusuna  bu  HTTP  isteğini  yapan  gerçek  istemciyi iletmektedir.X-Forwarded-For nerelerde kullanılır?X-Forwarded-For  (XFF)  HTTP  başlığı genelde log’lama amacıyla kullanılmaktadır. Bu şekilde siteyi ziyaret eden gerçek kullanıcının IP adresi log kayıtlarına aktarılmaya çalışılır. Bu kayıtlar, oluşan bir olay sonrası inceleme amaçlı kullanılabildiği gibi, web erişim log’larını analiz eden yazılımlar tarafından da kullanılabilir.

Weblogic Uygulama sunucularında X-Forwarded-For Enable Edilmesi

X-Forwarded-For ‘a değindikten sonra asıl amacımız olaran weblogic sunucularında gerçek client ip’yi nasıl görebiliriz ona odaklanalım;

Öncelikle bizim ortamda bulunan f5 tarafında yapmamız gereken bir takım değişiklikler var, yaptığımız bu değişiklik http header’ına X-Forwarded-For  diye yeni bir alan ekleyip bu alanın karşısınada gerçek kullanıcının ip’sini ekleyecektir. Bu konu f5’in konusu olduğu için bu konu ile ilgili detayları linkten görebilirsiniz.

Burada iki tane önemli gördüğüm konuda not düşmek istiyorum;

NOT 1 : Client X-Forwarded-For değeri manipule edebilir, mesela mozzilladaki bir plugin ile çok basit şekilde var olanın dışında bir ip’yi gönderebilir, bu tarz manipulasyonu önlemek için f5’e kural yazıp gelen X-Forwarded-For değerini en başta sildirip sonra source ip’sini X-Forwarded-For’a atayabiliriz. Kısaca aşağıdaki gibi bir kural;

when HTTP_REQUEST {
HTTP::header remove X-Forwarded-For    
HTTP::header insert X-Forwarded-For [IP::remote_addr]
}

NOT 2 : Genelde X-Forwarded-For konusunda sistemciler ve orta katmancılar ortak çalışırlar, sistemciler f5 gibi load balancer/proxy konfigurasyonunu halleder, orta katmancılar weblogic gibi uygulama sunucu kısmını halleder, işte bu noktada şöyle sıkıntılar olabiliyor; sistemciler ben sana X-Forwarded-For gönderdim sen yanlış konfigurasyon yapmışsın yada tam tersi orta katmancılar sen X-Forwarded-For göndermiyorsun yanlış konfigure yapmışsın gibisine sistemcileri suçlayabiliyor işte bunun önüne geçmek için X-Forwarded-For değerinin gelip gelmediğini tcpdump veya wireshark gibi bir araçla kontrol etmek işlerimizi kolaylaştıracaktır. Mesela aşağıda örnek bir sorgulama ve sonucu görebilirsiniz.

tcpdump -i bond1 -A -s 10240 | grep -v IP | egrep --line-buffered "..(GET |\.HTTP\/|POST |HEAD )|^[A-Za-z0-9-]+: " |sed -r 's/..(GET |HTTP\/|POST |HEAD )/\n\n\1/g'
HTTP/1.1^M
Content-Type: application/x-www-form-urlencoded^M
Cache-Control: no-cache^M
Pragma: no-cache^M
User-Agent: Java/1.8.0_141^M
Host: sbbups.dtm.gov.tr^M
Accept: text/html, image/gif, image/jpeg, *; q=.2, */*; q=.2^M
Connection: keep-alive^M
Content-Length: 166^M
Cookie: JSESSIONID=xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx;
JSESSIONID=xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx;
X-Forwarded-For: 188.149.xxx.xxx^M

Gelelim ikinci adım olan weblogic kısmında yapacaklarımıza;

  • Admin Console’a giriş yapalım (http://server:port/console)
  • “Environment > Servers > My Server > Logging > HTTP” seçerek ilerleyelim,
  • Daha sonra “Lock & Edit” seçelim,
  • “HTTP access log file enabled” checkbox’ını seçelim,
  • “Advanced” diyerek seçenekleri genişletelim,
  • Formatı “Extended” olarak seçelim
  • Daha sonra “Extended Logging Format” kutusuna “cs(X-Forwarded-For)” parametresini ekleyelim
  • Daha sonra “Log File Buffer” seçeneğini 0 olarak ayarlayalım böylece loglar direk yazılır,
  • Sonra “Save” yapalım,
  • Sonrasında “Activate Changes” i seçeriz
  • Son olarak değişiklik yaptığmız manager serverı kapatıp açarız.

NOT : Burada “Extended Logging Format” kısmından access.log’umuza yazılacak logu istediğimiz gibi güncelleyebiliriz.Yandaki linkten bütün detayları linkten görebilirsiniz. Ben ayarı aşağıdaki yapıyorum bu arada.

 

date time cs-method cs-uri sc-status cs(user-agent) c-ip time-taken bytes cs(X-Forwarded-For)

Mustafa Bektaş Tepe
İyi Çalışmalar

Referanslar;

https://psadmin.io/2016/11/24/load-balancers-and-client-ip-addresses/
https://www.mehmetince.net/yuk-dengeleyiciler-ve-gercek-ip-adresi-karmasasi/
https://docs.oracle.com/middleware/1221/wls/CNFGD/web_server.htm#CNFGD207

 2,284 total views,  14 views today


Oracle Database Security Assessment Tool (DBSAT)


Database Security Assessment tool / Veritabanı Güvenliği Değerlendirme Aracı (DBSAT), yaygın veritabanı güvenliği sorunlarını kontrol etmenize yardımcı olacak bir yardımcı program olarak Oracle tarafından sağlanmaktadır.
DBSAT ile, kısa vadeli güvenlik risklerini ortadan kaldırmak ve kapsamlı bir güvenlik stratejisi uygulamak için gerekli bulguları raporlayabilirsiniz. Oracle support’dan “Doc ID 2138254.1” dökümanı ile indirebiliriz.
DBSAT aracı üç modül içerir:

  • Collector : Erişim sağlanan sistemden , sql cümlecikleri ve işletim sistemi komutlarının çalıştırılması suretiyle veri toplar. Bunu öncelikle data dictionary viewlerı sorgulayarak yapar. Toplanan veri , DBSAT Reporter tarafından analiz aşamasında kullanılmak üzere bir JSON dosyaya yazılır.
  • Reporter  : Toplanan verileri analiz eder ve HTML, Excel, JSON veya txt formatlarından bir veritabanı güvenliği değerlendirme raporu oluşturur.
  • Discoverer : Mantıklı verileri bulmak ve raporlamak için kullanılan tek başına bir modüldür. Database Sensitive Data Assessment report / Veritabanına Duyarlı Veri Değerlendirme raporunu hazırlar.

Ayrıca DBSAT birkaç tamamlayıcı yardımcı program içerir (Reporter JSON çıkış formatı), bunlar:

  • DBSAT Extract – Bulguları kimlikleriyle çıkarmanızı sağlayan Python programı
  • DBSAT Diff – İki raporu karşılaştırmanıza ve farkları bulmanıza olanak sağlayan Python programı

Yukarıdaki DBSAT tamamlayıcı modüllerini, DBSAT aracını indirmek için kullandığınız aynı My Oracle Support dökümanından indirebilirsiniz [Doc ID 2138254.1]

DBSAT Kullanmak İçin Gereken Önşartlar

  • DBSAT’ın yalnızca aşağıdaki işletim sistemlerinde çalıştırılmak üzere onaylandığını unutmayın:
    • Solaris x64 and Solaris SPARC64
    • Linux x86-64
    • Windows x64
    • HP-UX IA (64-bit)
    • IBM AIX (64-bit) & Linux on zSeries (64-bit)
  • DBSAT aracını herhangi bir Oracle Database 10.2.0.5 veya sonraki sürümlerinde çalıştırabilir
  • Zip, unzip ve python yazılımının sunucuya kurulması gerekir. Aşağıdaki komutu vererek bunları kolayca yükleyebilirsiniz:
yum install -y zip unzip python

(devamı..)

 112,076 total views,  32 views today


Network File System (NFS)

NFS  (Network  File  System),  1984  yılında  Sun  Microsystems  tarafından  geliştirilmişbir protokoldür. Uzaktaki makine üzerinde bulunan dosya sistem(lerin)i, farklı bir işletim sistemine  bağlayabilmeniz  (mount)  için  geliştirilmiştir.  Ve  bunu  yaparken,  kullanıcının sanki yerel bir dosya sistemi üzerindeymiş gibi çalışmasını sağlar.

TCP / IP’nin evriminin başlarında, kullanıcının ağ üzerinden başka bir makineye erişmesine izin vermek için bazı araçlar oluşturulmuştu. Telnet gibi remote access protocols (uzaktan erişim protolleri), kullanıcının başka bir bilgisayarda oturum açmasına ve buradaki kaynakları kullanmasına izin verdi. File Transfer Protocol  (FTP), birinin uzak bir makineden bir dosyayı kendi dosyasına kopyalamasına ve düzenlemesine izin verdi.

Ancak, bu çözümlerin hiçbiri, bir kullanıcının uzak bir makinedeki bir dosyaya, yerel bir dosyanın kullanıldığına benzer bir şekilde erişmesine izin verme kurallarına uymuyordu. Sun bu ihtiyacı karşılamak için Network File System (Ağ Dosya Sistemi)’i (NFS) yarattı. NFS, yerel ve uzak bir dosya arasındaki ayrımı ortadan kaldırmak amacıyla özel olarak tasarlanmıştır. Bir kullanıcı için, uygun kurulum yapıldıktan sonra, uzak bilgisayardaki bir dosya, kullanıcının yerel bilgisayarındaki bir sabit disk üzerindeymiş gibi kullanılabilir. Sun ayrıca, hem Sun tarafından hem de diğer şirketler tarafından yapılan donanımların birlikte çalışabilmesini sağlamak için NFS’yi özellikle satıcıdan/üreticiden bağımsız olacak şekilde üretti.

NFS, klasik TCP / IP client/server modelini izler. Bir sabit disk veya belirli bir bilgisayarın depolama aygıtındaki dizin, yönetici tarafından paylaşılan bir kaynak olarak ayarlanabilir. Bu kaynağa daha sonra paylaşılan sürücü(shared drive) veya directory denir ve client makinede yerel bir dizin gibi görünmesini sağlayarak bilgisayarlardan erişilebiliriz.

NFS, çalışmasını tanımlayan üç ana bileşen içeren bir mimari kullanır. External Data Representation (XDR) standardı, verilerin client ve server arasındaki değişimlerde nasıl temsil edildiğini tanımlar. Remote Procedure Call (RPC) protokolü, uzak makinelerde procedure çağırma yöntemi olarak kullanılır. Ardından, bir dizi NFS prosedürü ve işlemi çeşitli istekleri yerine getirmek için RPC kullanarak çalışır. Mount protokolü, kaynakları yukarıda belirtildiği gibi bağlamak için kullanılır.

NFS’nin en önemli tasarım hedeflerinden biri performanstı. Açıkçası, uzaktaki bir makineye yerelmiş gibi bir dosya ayarlasanız bile, gerçek okuma ve yazma işlemleri bir ağ üzerinde ilerlemek zorunda. Genellikle bu sadece bir bilgisayar içerisine veri göndermekten daha fazla zaman alır, bu yüzden protokolün kendisinin mümkün olduğunca “yalın ve ortalama” olması gerekiyordu. Bu karar, çoğu dosya aktarım protokolünün yaptığı gibi güvenilir TCP yerine TCP / IP’de aktarım için güvenilir olmayan User Datagram Protocol’nün (UDP) kullanılması gibi bazı ilginç kararlara yol açmıştır. Bu da protokolün bir bütün olarak nasıl çalıştığı üzerinde ilginç sonuçlara sahiptir.

NFS için bir diğer önemli tasarım amacı basitti (elbette performansla ilgili). NFS sunucularının durumsuz olduğu söyleniyor, bu protokolün hangi sunucuların hangi clientler tarafından hangi dosyaların açıldığını takip etmesine gerek kalmayacak şekilde tasarlandığı anlamına geliyor. Bu, isteklerin birbirinden bağımsız olarak yapılmasına izin verir ve bir sunucunun karmaşık kurtarma prosedürlerine ihtiyaç duymadan çökmeler gibi olaylarla incelikle başa çıkmasını sağlar. Protokol ayrıca, isteklerin kaybolması veya çoğaltılması durumunda dosya bozulması yaşanmayacak şekilde tasarlanmıştır.
(devamı..)

 3,953 total views


systemctl

systemd, Linux için bir sistem ve servis yöneticisidir ve SystemV ve Upstart’ın yerini almaktadır. systemd, servis yapılandırmasını ve davranışını Linux dağıtımları arasında birleştirmeyi amaçlar.
Systemd’nin amacı; bilgisayardaki sistem ve servislerin çalışmasını organize etmektir. Yani modern linux işletim sisteminde başlama (startup) ve sunucu (server) proseslerini yöneten sistem olarak systemd sistem kaynaklarının, arkaplan (daemon) ve diğer süreçlerin (process) etkinleştirilmesi için bir mekanizma sağlar. Bu yönetimi, systemctl, journalctl, notify, analyze, cgls, cgtop, loginctl ve nspawn olarak adlandırılan araçlar sayesinde gerçekleştirir.

Arkaplan süreçleri (daemons) adından da anlaşılabileceği gibi başlatıldıklarında görevlerini yürütmek üzere arka planda bekler veya çalışırlar. Bu süreçler tipik olarak işletim sistemi yüklenirken (boot) başlatılırlar ve sistem kapatılana ya da manuel olarak durdurulana kadar arkaplanda (background) çalışmayı sürdürürler. Genel bir ilke olarak arkaplan süreç adları genellikle d harfi ile sonlanır (sshd – ssd deamon gibi).

Systemd ortamında aşağıdaki kavramlar yaygın olarak kullanılır:
• Daemon: başlatıldıklarında görevlerini yürütmek üzere arka planda bekleyen veya çalışan süreçler.
• Socket: Bağlantıları dinlemek için arkaplan süreçleri tarafından kullanılır. Yerel ve uzak istemciler için ana iletişim kanalıdır. Süreçler tarafından yaratılırlar.
• Service: Genellikle bir ya da daha çok sayıda arkapan sürecine işaret eder Servisi başlatma/durdurma işlemi genellikle sistem durumunda (state) kalıcı bir değişikliğe neden olur.

Eskiden init dediğmiz ve işletim sistemi kernel yüklemesinden sonra çalışan ve PID (Process ID) 1 olan süreçlerle yönetilmekte idi. Çekirdek kendini başlattığı (belleğe yüklendiği, çalışmaya başladığı ve aygıt dosyaları, veri yapıları ve benzeri şeyleri başlattığı zaman) ve kullanıcı seviyeli bir program olan initsürecini başlattığında, kendi üstüne düşen açılış işlemlerini bitirmiş olur. Bundan dolayı init her zaman için ilk süreçtir ve süreç numarası da daima 1’dir. init süreci /etc/inittab dosyasını okuyup sistemin hangi Run Level’dan başlayacağına karar verirdi. Aşağıda /etc/inittab dosyasından bir kesit sunulmaktadır.

# Default runlevel. The runlevels used by RHS are:
# 0 – halt (Do NOT set initdefault to this)
# 1 – Single user mode
# 2 – Multiuser, without NFS (The same as 3, if you do not have networking)
# 3 – Full multiuser mode
# 4 – unused
# 5 – X11
# 6 – reboot (Do NOT set initdefault to this)
#
id:3:initdefault:

Buradaki id:3:initdefault: satırı bizim işletim sistemimizin RunLevel 3 ‘den başlayacağını göstermektedir. Red Hat sistemlerde RunLevel’lar

• 0 – halt (Sistemi kapatmak –poweroff veya halt- için kullanılan runlevel)
• 1 – Single user mode (Sistemi kurtarmak için kullanılan ve network ayarlarının aktive edilmediği tekli kullanıcı mode’u. Bazı yerlerde S veya s olarak da adlandırılır.
• 2 – Multiuser NFS olmadan çoklu kullanıcı mode’u (Bu runlevel 3. Runlevel ile genel olarak aynıdır. Tek fark network ayarlarını içermemesidir.)
• 3 – multiuser mode (Network ayarlarını nda aktive edildiği ve genellikle kullanılan RunLevel’dır.
• 4 – kullanılmıyor.
• 5 – X11 (Runlevel 3 e ek olarak görsel ekranın- ki biz buna X veya X11 de deriz- da başlatıldığı runlevel. Runlevel 3’den sonra en çok tercih edilen runlevel’dır.)
• 6 – reboot (Sistemin kapatılıp tekrar açıldığında kullanılan RunLevel’dır.

İnit süreci ön tanımlı runlevel’ı ayarladıktan sonra sistemde /etc/rc.d/init.d/ altında bulunan ve rpm paketleri içinde gelen servis scriptlerini (bunlar bir shell scripttir!) çalıştırır. Örnek olarak eğer runlevel 3 de isek ve sshd servisi çalışacaksa bunun başlangıç scripti /etc/rc.d/init.d/sshdaltında yer almakta. Bunun runlevel 3 de çalışmasını da /etc/rc.d/rc3.d/S55sshd scripti sağlamakta idi. Buradaki S harfi bunun start edilleceği, 55 ise başlangıç sırasını belirtmektedir.

# ls -la /etc/rc.d/rc3.d/S55sshd lrwxrwxrwx 1 root root 14 Jun  6  2011 /etc/rc.d/rc3.d/S55sshd -> ../init.d/sshd

(devamı..)

 3,025 total views


  • Sertifikasyon



  • Etiketler

  • Topluluklar

                     
                     
  • Copyright © 1996-2010 Mustafa Bektaş Tepe. All rights reserved.
    Türkçeleştirme Blogizma | AltyapıWordPress
    Takip Et

    Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

    Diğer takipçilere katılın: